31 Ocak 2015 Cumartesi

KİTAP YORUMLARI #7 - MELİKE İNCİ- O ANDA

Herkese Merhabalar! :)
 Ara tatilimin 3 günü hiç kitap okuyamadan geçirsem de Ocak ayında iyi kitap okudum :) Son bitirdiğim hatta 2 günde bitirdiğim vaktim olsaydı 1 günde bile bitecek bir roman. Melike İnci'nin O Anda romanı. 

Kitabın Adı: O Anda
Kitabın Yazarı: Melike İnci 
Yayınevi: Yitik Ülke Yayınları 
Fiyatı: Orta- 17 TL 

Puanlamam: 9/10

Ben bu Kitabı ne zaman nerede nasıl okudum? : kitabı fuardan aldım fakat şimdi ocak ayının son günlerinde sakin bir kafa ile kış okuma şenliği için okudum. 


Aslında kitaba başlıyorsunuz ve yazarın ilk kitabı olduğuna inanamıyorsunuz. Kurgusu ve dili beni kendine hayran bıraktı. Arkasından baktığımda iyi ki diyebileceğim bir kitap oldu ve bence tek bir kitap böyle güzel kurgulayan birine yetmemeli! :) 

 Özellikle kitapta dikkatimi çeken detay ise kitaptaki kadınların daha doğrusu her kuşaktaki kadınların(bir tanesi hariç)  kendilerine hayran bırakılacak bilgi ve erdeme sahip olmaları. 
Zübeyde,Yasemin,Zuhal... Amaçları olan bilgili kişiler... fakat böyle dedim diye bu sadece kadınlar üzerine kurulu bir kitap da değil elbette. Kadın gözüyle erkek karakterleri yaşadıklarını,öyle iyi anlatmış ona da şaşırdım. 

Murat'ın ani bir kararla Yasemin'den uzaklaşması... Yaşadığı iki günlük bir deneyim ile kendini sorgulamasını sağlıyor. Yasemin'i hem kıskanması hem de hayran olması ikilemi ile karşı karşıya. Halbuki biliyor ki Yasemin'in yabancısı 'Selim'...

''Yabancı '' kavramı kitabı bitirdiğimde aklımda kalan nice güzel şeylerden biri. Herkesin yanında mutlu olduğu bir insan vardır belki de. Kitabın bir yerinde şöyle diyordu : Selim de belki benim yabancımdır. İlla kocan olmasına gerek yok. Siz isterseniz ruh eşi deyin,ister dost, ister arkadaş ama herkesin bir yabancı'sı vardır. 

Puanlamama gelince 10 üzerinden 9 vereceğim çünkü bu romanın daha önce duyulmamasının bir nedeninin de kapağı olduğunu düşünüyorum. gerçi ben Yitik Ülke'nin kapaklarını beğeniyorum fakat çoğu kitaptan daha güzel bu roman için bu geçerli değil maalesef. Kapağında bakıldığında içinden böyle bir şey çıkacağını tahmin edemiyorsunuz. 

Kesinlikle daha değişik bir kapak tasarımı ile piyasadaki çoğu kitaptan daha güzel ve daha çok duyulacağına eminim. Sahi siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Okuyanlar lütfen geri bildirim yapsınlar :) 
 Son olarak,
Belki de yazarın imzalarken dediği gibi; sözcükler yolunu bulup yollar güzel tesadüflere çıkar :)

Hoşça bakın zatınıza! :) 









25 Ocak 2015 Pazar

KİTAP YORUMLARI #6- İCLAL AYDIN-BİR CİHAN KAFES

                                                          Tekrardan Merhabalar! :)


Kitabın Adı: BİR CİHAN KAFES 
Yazarı: İCLAL AYDIN 
Sayfa Sayısı: 331 sayfa 
Fiyatı: Orta Düzey : 14,00-18,00 TL arası. 
Yayınevi: ARTEMİS YAYINLARI 
Puanlamam: 8/10 

Ben bu kitabı ne zaman nerede nasıl okudum? - Kitabı Ocak ayı içerisinde finallerim bitmiş rahatca mis gibi bir kafa ile evde oturarak okudum ^.^ 


Daha önceden yazdığım gibi öncelikle '' Bir Cihan Kafes'' kitabını okulumuzun kütüphanesinden buldum, aldım ve okudum :)Gelelim yorumlarıma...

Herkes İclal Aydın için farklı düşünür. Ben hep güler  yüzü ve yazdıkları ile sevmişimdir kendisini. Her duyguda insan için yazabilir diye düşünürüm. Yalnızsanız,aşıksanız,acı çekiyorsanız, mutluysanız,gurbetteyseniz hepinize yetecek kadar güzel yazıyor İclal Aydın..

Beklerim hep yine yazsın yine okuyayım diye. Aslında kitabı bitirme sürem tam 1 gün :) Evet. Hoş akıcı ve basit anlatımı var. Onca kitap yazan yazardan beklenmeyecek basitlikte bir dili var. Evet konu itibari ile bunu belki ört bas edebilirim. Konusu güzel ve akıcıydı.
Üç kadın... Aynı aile farklı nesiller. Ve ortada edilmiş büyük bir beddua. Hayatları değişen, evlatlarının  kendi yaşadıklarını yaşamaması uğruna doğru veya yanlış yaşayan anneler...

İşte altını çizdiğim cümleler: 

- Kalbi eğitmek diğerlerinden daha zor. O kalbi büyütmek,eylemek,teselli etmek,demire döndürmek için akıp giden bütün yıllar, yani dünya üzerindeki bütün serüvenin aslında bir göz açıp kapamadan ibaret...

- Her kalp aynı buluşmayla oluşup benzer bir yarayla çürüyor üstelik.

- Bir insanın yumruğu kadardır kalbi,derler. Demek ki kalbin kadar insansın. Avucunun içine düşen kalp kadar merhametin. 

- Günlerden bir gün, neyi aradığımı bile unutmuş dolanırken bir trene bindim. Aklım mı karışmıştı artık? Yorgun muydum?

- Bıraktığı her ayak izi beni kendine çağırıyordu. Tek bir ömre sığması imkansız kederler vardı ayak izlerinde...

- Hayat ağacındaki her yaprak, okunması gereken başka hikayeyi taşıyordu. 

- Her hikaye biriciktir, biliyorsun. Ama her hikayenin kanı kendi damarları içinde akarken başkalarının rüzgarını, yağmurunu ve ne yazık ki kurşununu da isabet alır kimi zaman...

- Lorin'in kalbinde ışıklı bir dönme dolap yükselmeye başladı. 
Aşkta mesele şu ki... O dönme dolap, adı üzerinde,dönüyor,yükseliyor,alçalıyor... Ama sen hep en tepedeki halini anımsıyorsun...

-Tutkuyla aşık olanın ülkesi, sevdiğiyle kendinden oluşur. Doğrudur. Birbirlerinin sınırı olurlar. Her sınır mayın döşelidir öte yandan.

-Hayat... Kendimizi sevmek ve bulmak oyunu....

-Ah sevgili insan! Sen nasıl böylesin. Aceleci,çekingen,geçkin,şatafatlı,olgun,renkli... Diğer bütün insanlarla bir aradayken çok güzelsin...

- Fırtına herkesin başına sert eser ama sadece bazılarının çiçekleri dökülür. 

- Şehirleri yerle bir eden zaman, insana uğramaz mı?

- Ne çok yaramı açık ettim ben sana ?

- Hata yapmayacağını düşünüyorum. Biliyorum... Yapsan da ne değişir? Masa örtülerinden elbiseler yaptın sen kendine. Elbiselerden çantalar yaptın. Eteklerinden yastıklar diktin. Bir şeyleri başka şeylere dönüştürmeyi bildin hep. Hiçbir zaman hiçbir şeye bağlanmadın. Kaybedince kahrolacağım hiçbir şey benim olmasın derdin. 

-Sevgin direğimiz,üzerimize saldığın korku çatımız olmuş meğer. Mutsuzluğumuzdan örülü bir devlet yaratmışsın hepimize. 
Sen en çok beni severdin ya, 
En çok beni köle yapmışsın kendine...


Yorumlama ve puanlama aşamasına gelirsem sadece konu ve akıcılık olarak değerlendirdiğimde 10/10 verebilirdim fakat daha önce yazmış bir yazarın bu kadar basit bir dille roman yazmasından dolayı 8/10 diyorum.

Okumanızı tavsiye edebilirim :)

Hoşça bakın zatınıza! ^.^

20 Ocak 2015 Salı

Yarı Yıl Tatili Değerlendirmeleri ve Çekiliş :)

Tekrardan herkese merhabalar! :)

Efendim ben deniz yarı yıl tatiline girmiş olup kütüphaneden aldığım 7 kitabı bitirmek üzere yolculuğa çıktım.
Tam bunlardan önce 2013 yılında kurulan kitap okuma aktivitemiz için tanıdığım bal gibi Afede'miz çekiliş düzenliyormuş. Katılmamak olmaz. O kutu bana çıkmalı lütfen :)
İşte o meşhur kutu:) İçindeki bazı hediyeler bunlar. Siz de katılmak isterseniz Arzunun bloguna tık tık .  Buradan da sevgilerimi iletirken Line grubumuzda devam ederiz :)

Eveet gelelim benim yarı yıl tatili planlarıma. Öncelikle kütüphaneden aldığım kitapların isimlerini yazmak istiyorum;

1) İclal Aydın-Bir Cihan Kafes
2) Ahmet Altan-Dört Mevsim Sonbahar
3) E.L.James-Grinin Elli Tonu
4) Kafka- Değişim
5) Yusuf Atılgan- Aylak Adam
6)Yaşar Kemal- Tek Kanatlı Kuş
7)Orhan Pamuk- Masumiyet Müzesi

İşte benim 16 Şubatta teslim etmem gereken kitaplarım. Sıralamada nasıl giderim bilmiyorum ama İclal Aydın ile başladım. Gidişat iyi :)
Kitaplar hakkında yorumunuz varsa yorum yazın ya da bana ulaştırın mutlaka :)
Şimdi hangi kitabı okuyorsun diye soranlara Vikitap kullanıyorum lütfen oradan takip edin:) Linki için tık tık .
Tiyatro sezonunu da geç de olsa cumartesi açıyorum. ' Geçtim ama Tiyatro'dan'' oyunu ile. Yorumlarımı paylaşacağımı düşünüyorum.

Şimdilik sevgi ile kalın, Hoşça bakın zatınıza ! :)


10 Ocak 2015 Cumartesi

KİTAP YORUMLARI#5 ASMA PANSİYON

Herkese tekrardan Merhaba! :)
Finallerimin başlamasına yakın 2015'in ilk  günlerinde okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum size, ''Asma Pansiyon''.


KİTAP ÖZELLİKLERİ

Kitap Adı: Asma Pansiyon
Yazar: Işıl Şenol
Sayfa Sayısı: 210
Tedarik Yeri: Ben okulumuzun kütüphanesinden aldım ama sizler için internetten bir kaç öneri verebilirim :)

Satış Fiyatı: 12,00 TL
-Kitapyurdu: 8,58 TL*
-Babil.com: 9,00 TL*
-D&R: 8,04 TL*

* Fiyatlar 10.01.2015 tarihinde geçerli olanlardır.

Kitabın kapağını tasarlayanı da en az yazar kadar tebrik etmek istiyorum çünkü insana huzur veren hoş bir kapak tasarımı olmuş. Kitabı tam 1 günde bitirdim. Sıkı bir okuyucu değilseniz bile tahmin ediyorum ki en fazla 2-3 günde okunacak bir kitap kendisi.
Aslında hepimizin zaman zaman yaşadığı şeylerden bahsediyor kitapta, hepimizin bazı zamanlar bir Asma Pansiyon'a ihtiyacımız olduğunu yüzümüze vuruyor.
Çok fazla karakter içermeyen bir kitap. Yumuşak kalpli pansiyon sahibi Yenola ve pansiyon sakinlerinin hayatlarını içeriyor. Pansiyon sakinlerinin bazısı ailesi ile tartışan bir genç kız,o kızın babası,  bazısı ailesinden kaçan orta yaşlı bir Ekrem Bey, işinden,eşinden,hayat yoğunluğundan kaçan birkaç insanın buradaki hallerini anlatıyor yazar.
Bozcaada'nın güzel hallerini,ah o taş kahvenin güzel huzurunu hissettiriyor. Bir çırpıda okuyacağımız,belki sakin huzurlu, bahara özlem uyandıran bir hafta sonu geçirmek isteyenler için ideal bir kitap diye düşünüyorum. Kitabın içinden bir söz ile de noktayı koyuyorum;

''İnsan ümidini kesince beklemeyi bıraktığı her şey gelir düşer kollarına''


Hoşça bakın zatınıza! :)




1 Ocak 2015 Perşembe

Nasıl geçti o 2014? :)

Herkese tekrardan 2015'in ilk gününden merhabalaaar! :)

2014 çok kötüydü,2015 mükemmel olsun demeyeceğim.

2014 benim için verimli denebilecek bir yıl oldu. Okulumda derslerim çoğaldı, hocalarım değişti. Sunumlar,sınavlar derken bir de Tubitak projesi yazma heyecanına düştük Ecot ile. Finalleri bitenlerin gezmelerini kıskandık çünkü herkes o haldeyken biz inek gibi proje yazıyorduk :) Mart ayını nasıl ettik ben bile anlamadım.
İşlerim çok az gibi yöneticilik eğitimine katılıp haftasonlarımı yaktım.
Oğuzhan geldi(kendisi sürekli gidip geldiği için takip etmekte zorlanabilirsiniz, o zamanlar Amerika'dan geldi ama şimdi İsveç'te). Bolca gezdim,fotoğraflar çektim, pastalar kurabiyeler yaptım. Uzun zamandır tatil yapamadığımdan ötürü yılın ilk ve son tatilini 2 güncük kafa dinleme tatili yaptım.
Mayıs ayına gelince, bütün sene uğrunda koşuşturduğumuz, iyi kötü şeyler yaşayıp yeri geldiğinde cinnet geçirdiğimiz Kongremizi yaptık.
Güzel bir doğum günü geçirdim! :) Feridemden güzel mektuplar aldım. Günler geçip gitti.

Okulu kötü sayılabilecek bir ortalama ile kapatmanın üzüntüsünü yaşarken staj hayatım başladı. Bal gibi bir ekip ile çalıştım. Bölüme başladığım günden beri kendimi en fazla onlarla rahat ve mutlu hissettim diyebilirim. Erken,geç, stajyer demeyip bana o kadar sıcak davrandılar ki öyle de içten dua ettim yine çalışmak için. Hepsine kucak dolusu öpücükler! Bu süre zarfında Boğaziçi Üniversitesi'nde yurtta kaldım. Sürekli ailemle kaldığım için başta zorlansam da güzel arkadaşlıklar ve bol kilolar edindim. Manzara yediriyormuş onu anladım :)
Yaz aylarında güzel insanlarla tanıştım! Şu an aklıma Jehan Barbur'un '' Güzel Adam''  şarkısı geldi nedense :)
 Üzücü oldu ama Oğuzhan'ı yine yine yeniden uğurladım -.- (Tabii ki ağlamadım dersem inanmayın:))

Yılın en mutlu haberi projemin kabul oluşu oldu. Bu sene son sınıfta olmanın verdiği gerginlik yüksek bu aralar. İki hafta önce ilk defa ben bu bölümü gerçekten istiyor muyum dedirtecek kadar çıldırdım ama geçti :)
Bir de 2014 yılında 42 kitap okuyarak hedefimi tutturamadım. Güzel yazarlar tanıdım, ama kendim için en sevindiğim yazmaya başlamam oldu. Eveet! :) Artık ben de yazmaya başladım. Öyküden başlamak istiyorum bakalım :)

2015'in ilk gününden dileğim var benim koskoca yıla;
Herkes herkesi maddi bir hediye ile mutlu edebilir, ama çok az insan birbirini yazdıklarıyla mutlu edebilir. Uğrunda yazacağımız hatta kalemimizin durmayacağı insanlarla olalım. lütfen arkadaşlıkla ya da aşk ile sınanmayalım. Kalp dolusu sevgi ile taşalım. Rica ediceğim anlayışlı da bir master hocam, iyi bir Toefl puanım, güzel lab arkadaşlarım olsun. Ve bu sene bölümüme sevgimi sınatacak hiç kimse, hiçbir şey çevremde olmasın!

Sırası ile Sağlık,huzur,doğru düzgün çıkan deneyler, bol AA'lar, master, para ve aşk benimle olsun!


Hoşça bakın zatınıza! :)