4 Kasım 2014 Salı

KİTAP YORUMLARI # 1 - KABUK ADAM/ ASLI ERDOĞAN



Aslı ERDOĞAN-Kabuk Adam 
İlk Aslı Erdoğan kitabım kendisi. Çok büyük beklenti ile okumuştum sevdim de. Daha ilk sayfasından etkilemeye başlıyor insanı. Düşünüyorsunuz gerçekten olmak istediğiniz yer burası mı diye? 
İşte altı çizililerim;
” Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle mutluluğu hatırlamak kadar. Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz imtihanı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır.”


”Yaşadığımız anları dondurup cümlelere dökme çabası, çiçekleri kurutup kitap yaprakları arasında ölümsüzleştirmeye benzer.”


”Oysa biliyordum ki son noktayı koyduğumda, elimde bulacağım, gerçeğin tortusundan ibaret olacak.”


”Ölüme hazırlanan yaşlı bir kadın kadar umutsuz ve kırgındım.”


” Çalışmak,çalışmak,çalışmak. Hastalanmadan,üzülmeden, bunalıma girmeden,aşık olmadan, hiç teklemeyen bir jetın gibi çalışmak. Haftanın yedi günü, günde on dört,deneyler başladığında on altı saat çalışmak…”


”Denizden kıyıya doğru, hiç durmadan sürekli esen sıcak rüzgar, insanı sersemletecek kadar güçlüydü…”


”Sonsuz bir rehavet ve huzur içinde, başı sonu olmayan düşüncelere, gökkuşağı renkli imgelere kaptırdım kendimi.”


” Duyumsayarak yaşamak!”


”Ama dedi, bir kitabın kapağına bakarak içindekileri anlayamazsın, bir insanı yüzüne bakarak anlayamadığın gibi…”


”Beni hiç tanımayan, tanımak da istemeyen insanlara açılmak için güçlü bir tür kışkırtma,meydan okumadır. Ama kendi acılarına bile yabancılaşmış insanlara, acıdan söz etmenin ne anlamı olabilirdi ki? Yürekleri yerine, tıkır tıkır işleyen, yağlı bir makineyi kullananların inandığı, şu acı çekeni oynama kavramı, sayısız görünümlerinden biridir sadece.”


”Yalnızlık içsel bir şeydir, taşkınlık da onun dışavurumlarından biridir dedim.”


”Bir kadından söz eder gibiydi ve ancak bir sevgiliye gösterilebilecek sevecenlikte onu okşarken, gözlerini benden ayırmıyordu. Asıl dokunmak istediği bendim,ikimiz de biliyorduk bunu.”


”Sevilmeye her şeyden çok gereksinimim varken, bana karşılık istenmeden sunulan bu umulmadık sevgiyi reddediyordum.”


” Hayatın bu süpriz armağanının değerini bilemeyecek kadar katılaşmıştım. Yüreğim nasır bağlamıştı.”


”Yalnız kalmak,bütün zamanları kendime ayırmak istiyordum. Çözümleyemediğim, başa çıkamadığım dönüşümler gerçekleşiyordu içimde ve bunların üzerinde düşünecek vakit bile bulamıyordum.”


”Yaşama kabızlığı diye adlandırdığım o illete tutulmamış olanlar, yazar olmayı akıllarından bile geçirmezler bence.”


”Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül,tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı, ilk fırsatta katlederiz. Sonra da, ömür boyu, bu asla bağışlanmayan günahın lanetini sırtımızda taşırız.” 

”Eski benliğimi kurumuş bir kabuk gibi geride bırakmıştım ama yeni benliğime de bütünüyle sahip çıkamamıştım. Bir geçiş döneminde, iki ayrı varlığı bünyesinde barındıran, hibrid bir yaratık gibiydim.”

4 yorum: